• Tableau General de l’Empire Othoman..., Birinci baskı, 1. cilt (*) (Osmanlı arşivlerindeki belgelere göre D’Ohsson, 1792 yılında Padişah III. Selim’e sunar. Muhteşem gravürlerin Fransızca altyazıları padişah için tercüme edilir. Eseri çok beğenen III. Selim, “Musannifini Hak Teâlâ İslâm ile müşerref eyleye” temennisini ihtiva eden hatt-ı hümâyunu ile kendisine 5000 kuruş gibi büyük bir atıyye [ihsan - bahşiş] verir.) (**)
    • Ignace Mouradja d' Ohsson (1740, İstanbul - 1807, Bievres)
    • Paris, 1787
    • Açılış sayfası (frontspiece) dahil (vi), xii, 324, (2), dört tablo (A, AA, B ve C), 38 figür içeren 24 tam sayfa gravür (***)
    • Büyük (folyo) boy, 525 x 350 mm.
    • Kitapta eksik gravür ya da sayfa bulunmamaktadır.
    • Sırtı, orijinal altın varaklı dana derisi. Cilt köşelerinde yüzyıllara sari yıpranma mevcuttur.
    • İç kapaklar orijinal ebru.
    • Eserin en çok aranan muhteşem çift sayfa gravürü "Sultan Ahmet Camii'nde Mevlit Töreni" mevcuttur. (pl. 25, syf. 256)
    • Hz. Muhammed'e ilk vahyin ulaştırıldığı Hira Mağarası'ndaki görünümüne ilişkin "Mehhdy" isimli gravür dikkat çekicidir. Gravürde Hz. Muhammed'in Kuran-ı Kerim'i elinde tuttuğu görülüyor. (pl.7, syf. 88)
    • Eser, bütün olarak iyi kondisyondadır. Gravürlerin kondisyonu çok iyidir.
    (*) Eser, 1787 ile 1820 yılları arasında (büyük boyda) üç cilt halinde yayımlanır. Eserin en gösterişli ve önemli cildi olan 1. cildin ilk kısmı islâm tarihi ve hukukuna ayrılır. Namaz kılma usullerinden, Hazreti Muhammed'in kişiliğine pek çok değerli bilgi verilir. D'Ohsson birinci cildin ilk kısmında İslam bilginleri İbrahim el-Halebi’nin (ö. 956/1549) Mülteḳa’l-ebḥur’u ile Nesefi’nin (ö. 537/1142) Aḳaʾidü’n-Nesefi adlı eserlerinden faydalanır. Eserin ikinci kısmı ise başlangıçtan 1774 yılına kadar gelen Osmanlı tarihini ayrılır. Saray teşkilâtı, Osmanlı hânedanı, harem, harem hayatı ve harem kadınları hakkında yer alan bilgilerin saray hizmetkârları ve haremde yaşayan câriyelerden alınarak aktarıldığı ifade edilir. (**) III. Selim'in ödüllendirdiği eserin ilginç özelliklerinden biri de Halifeliğin Osmanlı'ya geçişiyle ilgili önemli bir rivayeti konu almasıdır. Tarihte ilk kez yazılı - basılı bir eserde (d'Ohsson tarafından) Yavuz Sultan Selim'in Hilafet kılıcının kuşanarak Hilafeti devraldığı anlatılmaktadır. Mısır ve Arap yarımadası Osmanlı hâkimiyetine girince, Yavuz “hâdimü’l-Haremeyni’ş-şerîfeyn” unvanına sahip olur.  Sonraki bazı kaynaklara göre son Abbâsî halifesi III. Mütevekkil-Alellah hilâfeti Yavuz Sultan Selim’e merasimle devreder. Yavuz Sultan Selim, İstanbul’a dönüşünde Eyüp Camii’nde veya Ayasofya Camii’nde özel bir tören yapıldığı ve hilâfet kılıcı kuşandığı rivayet olunur. Fakat Yavuz Sultan Selim dönemi kaynaklarında bu olayla ilgili herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Hoca Sâdeddin Efendi’de geçen, “Libâs-ı hilâfeti istihkak ile telebbüs eylemişken dervişâne kisvet ve libâsı ihtiyar etmişti” ifadesinden başka bir bilgi mevcut değildir. Modern tarihçiler, böyle bir merasimi belgeleyen orijinal belge bulunmadığından hareketle bilgilerin uydurma olduğunu ve Osmanlının hilâfetin mânevî nüfuzuna ihtiyaç duydukları dönemlerde geriye dönük olarak rivayet ettiklerini ileri sürerler (Bkz. Asrar, sy. 22 [1983], s. 91-100; Sümer, LVI/217 [1992], s. 675-701). (***) Eser, gravür ve sayfaların eksiksiz olması sebebiyle son derece nadirdir. Eserdeki 4 tablodan A ve AA harfleriyle kodlanan büyük boy (595 x 454 mm.) iki ayrı katlanan tablo, Hazreti Muhammed'in mensup olduğu Kureyş kabilesinden başlayarak halifeler, 12 imam vd. İslam önderlerinin soy ağacını içermektedir.  B harfiyle kodlanan büyük boy (970x265mm.) katlanan tablo, arapça harflerle dini takvimi göstermektedir. C harfiyle kodlanan tam sayfa gravürde ise Osmanlı hat türleri örnekleriyle resmedilmektedir. Ignace Mouradja d' Ohsson'un, Tableau General de l’Empire Othoman (1787) isimli eseri yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz. __________ Ignatius Mouradgea d’Ohsson - Muradca Tosunyan (1740-1807) D’Ohsson, Osmanlı Devleti’nde doğup büyüyen, tahsil gören, Avrupa kültürü ve medeniyetiyle yoğrulan Levanten tipin ilk ve en parlak örneğidir. İstanbul Beyoğlu’nda Katolik Ermeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Johannes Mouradgea’nın (1721, İstanbul – 1787, İzmir) adı arşiv kayıtlarında “Ohannes veled-i Muradca” şeklinde geçer. “Muradca” isminin sonunda düşmüş bir “n” harfinin bulunduğu ve kelimenin Ermenice aslının “Muradcan” olduğu tesbit edilmiştir. Bu kayda göre d’Ohsonn’un büyük babasının adını aldığı anlaşılmaktadır. Meşhur olduğu d’Ohsson adı ise amcası veya dayısının lakabı olan “tosun” kelimesinin ileride kendisine İsveç kralı tarafından asalet pâyesi verildiğinde aldığı şekle dayanır. Bu durumda onun Osmanlı tebaası olarak adının Muradcan Tosunyan olduğu ortaya çıkmaktadır. D’Ohsson, İzmir’de 1735’te açılan İsveç Konsolosluğu’nun ilk tercümanlarındandı.  1738’den 1777’ye kadar bu görevde bulunan babasının yanında çalıştı. 1763’te İstanbul’daki İsveç Elçiliği’nin tercümanlık hizmetine girdi, 1768’de baş tercüman oldu. İstanbul’da Fransisken ve Dominiken papazlarından Batı tarzı eğitim aldı. Tercümanlık hizmeti yanında Doğu dillerini ve tarihini Avrupa-i metotlarla yakından incelemeye başladı. İslâm dünyasının tarih ve medeniyetine karşı büyük ilgi duyan D’Ohsson 22 yıl boyunca birincil kaynaklar üzerinde çalıştı. Osmanlı ulema ve ricalinden isimlerini vermediği iki kişinin devletin hukukî yapı ve teşkilâtıyla ilgili konularda kendisine çok yardımcı olduklarını belirten d’Ohsson, 1784’te Fransa’ya gitti. Bu arada diplomatlık mesleğinde de ilerleyen d’Ohsson, 1775’te İsveç kralından “kralın mahrem-i esrârı ve sır kâtibi” unvanlarını aldı ve 1783 tarihli İsveç-Osmanlı Ticaret ve Dostluk Antlaşması’nın gerçekleşmesindeki üstün katkılarından ötürü kendisine “Vasa nişanı” tevcih edildi. 1796 yılı sonunda İsveç elçisi olarak tayin edildi, 1801’de kendisine şövalye pâyesiyle asalet unvanı verildi. D’Ohsson’un süratli yükselişinde, Osmanlı sarayı ile iş yaptığı söylenen Ermeni sarraflarından Abraham Kuleli’nin kızı Eva ile evlenmesinin de önemli katkısı vardır. 1782’de kaybettiği bu ilk eşinden, ileride kendisi gibi diplomat olacak ve şarkiyat sahasında isim yapacak olan oğlu Abraham Constantin doğdu. İkinci evliliğini 1789’da Marie Antoinette Amelie Beilliard adlı bir Fransız ile yaptı; bu eşi de kendisinin Fransa ile olan ilişkilerini sağlamlaştırmasına yardımcı oldu. Osmanlı tebaası olan diğer Katolik Ermeniler hakkında ileri sürülen, servetlerini yurt dışına kaçırdıkları isnadını doğrularcasına servetini Fransa’ya taşıyarak parasını Fransız bankalarına yatırdı. Ancak 1789 Devrimi ile servetini kaybetti. İstanbul’a döndüğünde İsveç elçisi sıfatıyla Fransız ihtilâl temsilcilerini destekledi ve İstanbul’daki “Jacobin”lerle sıkı ilişki içine girdi. Fransızlar 1789'da Mısır’a saldırınca Osmanlı idaresi de d’Ohsson’u “istenmeyen adam” ilân etti ve İsveç kralından İstanbul’a “hakiki bir İsveçliyi elçi” göndermesi istendi. 1799 Nisanında İsveç hükümeti tarafından geri çağrılan d’Ohsson, hayatının geri kalan kısmını Fransa’da geçirdi ve 27 Ağustos 1807’de Paris yakınlarında Biavre’de öldü. Mezarının nerede olduğu bilinmiyor. (TDV İslâm Ansiklopedisi, 1994, İstanbul, 9. Cilt, syf, 496-497)
  • Mach 1 - Mustang... (*)
    • Diecast
    • 24 x 10 x 6 cm.
    • Pilli, hareketli... Çarptığı yere göre yön buluyor.
    • Camlar sert mikadır.
    • Sol yan camda tamir, tavanda boya atıkları mevcuttur.
    • 1970'li yıllarda imal edildiği düşünülmektedir.
    (*) Ford, Mustang Mach -1 modelini 1968 yılında piyasaya çıkarmıştı.
  • İkinci Reich dönemi (1871 - 1918) Alman aile fotoğraf albümü... 19. yüzyıl sonu - 20. yy başı (*)
    • Albümde aynı aileye mensup olduğu düşünülen kişilerin toplam 70 kabin fotoğrafı bulunuyor.
    • Fotoğraflar, 16.5 x 10.5 cm. ve 10.4 x 6.3 cm. ebatlarındadır.
    • Kalın posta kartına basılmış olan fotoğrafların arkasında stüdyoların adres ve isimleri bulunuyor.
    • Örnek stüdyolar: Carl Kuskop - Wilster, Andr. Specht - Flensburg, Otto Stiegler -J(I)zehoe, A. Bartel (Hamburg), Gustav Dahms - Davenport / Iowa
    • Orijinal ipek bez kaplı ciltte, pirinç vinyetli albüm.
    (*) Albümdeki kılık kıyafet ve kart özellikleri dikkate alındığında, fotoğrafların İkinci Almanya İmparatorluğu'nun sömürge politikası izlenen yükseliş dönemine (1884 sonrası) denk düşebileceği değerlendirilmektedir. Aile üyeleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiş kişilere de rastlanmıştır.
    The German Empire or the Imperial State of Germany (1871 - 1918) German family photo album ... Late 19th - early 20th century (*)
    • In the album, there are 70 cabin photos of people who are thought to belong to the same family.
    • Dimensions, 16.5 x 10.5 cm. and 10.4 x 6.3 cm.
    • The addresses and names of the studios are on the back of the photographs printed on a thick postcard
    • Sample studios: Carl Kuskop - Wilster, Andr. Specht - Flensburg, Otto Stiegler -J(I)zehoe, A. Bartel (Hamburg), Gustav Dahms - Davenport / Iowa
    • Album with brass vignettes in original silk cloth covered binder.
    (*) When we examine the costumes and card features in the album, it is considered that the photographs may correspond to the rise of the Second German Empire (after 1884), when the colonial policy was followed. There have also been people who immigrated to the United States among family members
  • Demiryollar Mecmuası, Cumhuriyetin 10. yıl özel baskısı (29.X.1930) / (*)
    • Mecmua müdürü: Mehmet Ali
    • Matbaacılık ve Neşriyat Türk Anonim Şirketi, 1933
    • 30.5 x 23.5 cm., 719 sayfa
    • 56 x 95 cm. ebadında, katlanır halde Türkiye Cümhuriyeti Demiryolları şebeke haritası mevcuttur. (**)
    (*) Dergide dönemin demiryolları üst yönetiminin matbu imzaları mevcuttur. (**) Dergide yeralan yazılardan bazıları şöyledir:
    • Cümhuriyet bayramımızın onuncu yıl şenlikleri arasında Milli Demiryollarımıza umumi bakış
    • Bir Alman gazetesi Cümhuriyet Demiryollarımız hakkında ne diyor
    • Milli iktisatta demiryollarının mevkii, rejimi ve vazifeleri
  • Wan Jiang imzalı, numaralı porselen figürler... (*) Altı ayrı figür bir arada...
    • Porselen
    • El boyası
    • Kondisyonları çok iyi durumdadır; atık, kırık, çizik yoktur. Ancak elinde olta tutan 4 figürün oltaları mevcut değildir.
    Figür yükseklikleri ve numaraları:
    • 25 cm., no: 91
    • 20 cm., no: 82
    • 19 cm., no: 14
    • 17 cm., no: 2
    • 16 cm., no: 35
    • 15 cm. no: 12
    (*) Çin malı, 1990 başlarında yapıldığı tahmin ediliyor.
  • Erzurumun işletmeye açılışı (20.x.1939) / (*)
    • Nafia Vekâleti Neşriyatı, İstanbul, 1939
    • Maarif Matbaası
    • 20x29 cm, 106 sy.
    (*) Kitap, Türkiye Cumhuriyeti demiryolu şebekesinin Sivas'tan Erzurum'a uzatılması anısına basılmıştır. Dönemin demiryolu siyaseti şöyle anlatılıyor: "Demiryolu şebekemizin ana kollarından birinin Erzuruma varmasile demiryolu siyasetinin en mühim hedeflerinden birine daha varılmış oluyor." Hattın yapımı öngörülenden daha kısa sürede (34 ayda) tamamlanırken, Malatya - Çetinkaya'da projeye dahil ediliyor. Böylece maliyet 80 milyon lira gibi büyük bir tutara ulaşıyor. Kitapta, demiryolu inşaatıyla ilgili pek çok fotoğraf ve harita yer almaktadır.  
  • Gravür... Azamoglan Rusticque - Taşra acemi oğlanı (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm.
    (*) Nicolay desenlerinde ince detaylara yer verir. Gravürdeki acemi oğlanı "taşralı - kaba saba" nitelemesiyle tarif ediliyor.  Osmanlı askere alma mevzuatına göre her dört yılda bir Hıristiyan çocuklardan acemi oğlan devşiriliyor. Acemi oğlanların en yakışıklıları Padişahın emri ile saray hizmetinde kullanılmak üzere haremağaları tarafından eğitiliyor. Yeteneklerine göre meslek sahibi olmaları veya sanat faaliyetlerinde bulunmaları için uygun tarzda yetişmeleri sağlanıyor. Bu tür bir yetişme programına uygun olmayanlar ise sarayın dışına, Anadolu’ya gönderiliyor. “Kaba saba” mizaca sahip bu çocuklar, Türkçeyi öğrenirken tarım ve hayvancılıkta çalıştırılıyor. Taşra acemi oğlanı, dört yıllık süre sonunda İstanbul’a gönderilerek acemi oğlanlar ağasına veya yeniçerilere teslim ediliyor. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- "Taşralı acemi oğlan" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Religeux - Derviş (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm.
    • Monogram: G
    (*) Türk dervişin görünümü, kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Ancak 450 yıl önce Nicolay, Türk dervişini şöyle tarif eder: “Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar.” (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.
  • Mülkiye / Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin 100'üncü yıl anısına (1959) hazırlanmış efemera lotu.
    1. Kutlama davetiyesi... Gofre baskı, 98 x 145 mm... Kondisyonu çok iyi
    2. Hatıra pulu ve özel damga kartı... 4 Aralık 1959 tarihli, 19x149 mm... Kondisyonu çok iyi
    3. Beş adet, damgalı, 100. yıla özel mektup zarfı, 105 x 240 mm.... Kondisyonları çok iyi
    Katalog notu ------------------------
    • Tespitlerimize göre Mülkiye lotu ilk  defa müzayedeye çıkmaktadır.
  • Efsane hukuk hocası Prof. Dr. Faruk Erem’den (*) özel yılbaşı kartı – kitapçığı... Islak imzalı, emsalsiz... (**) Kitapçığın kapak sayfasında "Faruk Erem, mutlu yıllar diler, saygılarımı sunarım" ifadesi yeralıyor.
    • 8 syf.
    • 144 x 107 mm.
    • Sevinç Matbaası, Ankara, 1974.
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Prof Dr. Faruk Erem (1913 - 1998): Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Belçika ve ve İtalya'da ceza hukuku ve kriminoloji alanında çalıştı. Dönünce profesör oldu. Ankara Hukuk Fakültesi dekanlığı yaptı, 1978'de emekli oldu. Türkiye Barolar Birliği'nin (1969) ilk Başkanı oldu. Defalarca seçilerek 12 Eylül askeri darbesine kadar 11 yıl aralıksız başkanlık görevini sürdürdü. Hümanist görüşleriyle tanınan Erem, Türk Ceza Hukukunu derinden etkileyen hocaların başında gelir. Çok sayıda kitabı ve yüzlerce makalesi vardır. "Bir Ceza Avukatının Anıları" isimli kitabı geniş kesimlerce okundu, Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahnelendi. Altan Erkekli'nin tiyatro sahnesindeki muhteşem performansı izleyenlerin halen hafızalarındadır. (**) Prof Erem yılbayı kartı - kitapçığında adeta temel hukuk dersi vermektedir: "Bütün rejimlerin üstünde gerçek adaletin savunması . sonuçta insanlığın savunmasıdır. Bu savunmada 'sanık düşünürlerin' payı pek büyüktür. Bu pay ürününü gelecekte toplar. Bu nedenle soyludur." (syf 4-5)  
  • Osmanlı tapu...
    • Nazaroğlu Hacı Karabet kızı Serbuhi Hatun'a ait tapu (*)
    • Tekirdağ (Filyos) tarla tapusu 1/6 hisse
    • 59.5 x 33 cm.
    • Kondisyonu çok iyi durumdadır.
    (*) Karabet isim ya da soyadının Anadolu Ermenileri arasında yaygın olduğu dikkate alınarak, Serbuhi Hatun'un Türkiye Ermenisi olabileceği değerlendirilmektedir.
  • Emir de Arabes, Criminel garde en Perse au Carcan, Dervish qui Voigeau, Religieux ... Edhemites... Arap Emiri, Boyunduruk, Seyyar Derviş, Edhemiyye tarikatı mensubu (*)
    • Sanatçı: Bernard Picart, (1673-1733) (**)
    • Gravürcü: J.Folkema, (***)
    • Eser: Ceremonies et Coutumes Religieuses de Tous les Peuples du Monde Representees par des Figures Dessinees de la Main de Bernard Picard; avec une explication historique, & quelques dissertations curieuses, 5. cilt, gravür no: 18 (1731), 1736 (****)
    • 402 x 252 mm.
    • Paspartulu
    • Bakır baskı.
    • Döneminde elle renklendirilmiştir.
    (*) Vâhidî (ö. 1528), Edhemiler’i sünnete uydukları için bıyıkları kısa, sakalları uzun, sırtlarında yeşil hırka, boyunlarında tesbih, ilâhi okuyup coşan bir zümre olarak tasvir eder. Edhemiler’in Belh’ten (Balık - Büyük Uygur uygarlığının bugün Afganistan sınırları içinde kalan antik kentinden) geldiklerini anlatır. Vâhidî’nin verdiği bilgilere göre insanı âlemle mukayese eden Edhemiler, alemde bulunan her şeyin insanda da var olduğuna inanırlar. (**) Osmanlı’nın günlük hayattan insan tiplerini çizen ilk sanatçı 16’ncı yüzyılda Nicolas de Nicolay’dır. Nicolay’ı 17’nci yüzyıl başlarında başarıyla takip eden ve geçen isim Fransız – Flaman Jean Baptiste Van Mour'dur. Van Mour’u 18’inci yüzyıldaki halefi ise Picart oluyor. (***) Edhemiler gravürünün kalıbı Picart'a ait olmakla birlikte icra eden öğrencisi Folkema'dır. (****) Picart’ın dünya haklarının gelenek ve dinleri üzerine hazırladığı “ansiklopedik eser” toplamda 10 cilttir. Eserin Fransızca ilk cildi 1727’de basılır. Picart’ın ömrü 4. cildi (1729) basmasına imkan verir.  Tek başına Osmanlılara ayrılan 5. cilt 1736 yılında basılırken, Picart’ın hazırladığı kalıplar (proofs) kullanılır. Bu nedenle gravürü Picart'ın icra ettiği 1731 yılıyla tarihlememizin doğru olacağı görüşündeyiz. Osmanlılara ilişkin 5. ciltte toplam 26 gravür vardır. Müzayedeye sunduğumuz gravür 18 numaralıdır. Katalog notu ---------------------------- Kısaca “Edhemiler” olarak adlandırdığımız gravür, yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
rachel cook onlyfans leak türkçe alt yazılı por xnxxforced.com videos pornográficos de lesvianas pretty cute girlfriend lets me tittyfuck, daddy an son porn my massive cock documentary hotwifeporn.vip blacks on blondes com big tit milf gif, chicas haciendo el amor happy ending real video tubxporn.vip فیلم سوپر با زیرنویس فارسی 三 上 悠 亚 视频
WhatsApp chat